dizilerimiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizilerimiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

leyla ile mecnun severler vs leyla ile mecnun sevmeyenler

artık çok az yazı yazdığım(ız) için yazıya başlarken bir heyecan oluyor bende. twitter denen site bizi bitirdi. içimizdeki sıkıntı ve nefret dolu duyguları twitter'dan taksit taksit atıyoruz. bu aslında twitter'da bize iyi bir dönüş sağlamıyor. çünkü çok ve niteliksiz twit takipçinizi arttırmaz. yeni başlayanlara duyurulur. neyse konuya girelim alt paragraftan..

şimdi leyla ile mecnun diye bir dizi var. bu dizi çok seviliyor. absürd komik dizi işte. ben izleyemiyorum bu diziyi ailem tvleri işgal ettiği için. internetten de 2 saat süren türk dizisi izlemek beni zorluyor. ama arada evde kimse olmadığında rast gelirsem bakıyorum. sempatik bir dizi bu. hani insanın canını sıkan halleri yok. kendine özgü esprileri falan var ne biliyim iyi işte. hani bunun sevenleri bana 1 kadın 1 erkek yada ne biliyim ıssız adam seven insanlar gibi gelmiyor. o tip dizi filmlerde bizden olmayan bir şey var. yalan yani onlar . türk insanına yakışmayan hareketler var. yani bu yakışmamazlık terbiye ile ilgili değil. yani içimizde olan bir arabesk var ne biliyim uymuyor bize plak biriktirip dinlemek vb hareketler.

ve yine bu diziyi sevmeyen insanlarda var. ama onları da biliyorum. diziye tam yabancı olsam bende öyle hissederdim muhtemelen. hani "herkesin sevdiği şeylere karşı olmak" duygusu olur, onun gibi bir bok bu işte. zorladığın bile olur. onu izlemek yerine küstüm show izlersin. ama bu öylede değil lan. bu dizideki iç mekanlar(evde vitrinler var), bakkal karakteri, herkesin güldüğü ismail abi.. diziyi sevmeyen insanlara itici gelen karakterler. bu insanlar leyla ile mecnun'u hiç sevmiyorlardı zaten. hani en eski olanını da sevmiyorlardı. arabesk bunlar eski , kurtulmamız gereken şeyler gibi görüyorlar herhalde. aynı şekilde gevşek ingiliz aksanıyla romio cülyet, ak sakallı dede yerine beyaz sakallı büyücü bi herif olsa internetten indirip altyazısını indirmeden izleyip twitter'dan yorum basarlardı (tam benim tarzım). yani özetle diyeyim ki bu insanların bu diziyi sevmemesinin sebebi herkesin sevmesi değil, dizinin içindeki durum, mekan, karakterler falanlar filanlar. diziyi sevin demiyorum he. onlarda bu düşüncelerinde haklıdır nihayetinde. ak sakallı dede ne yani onun üzerinden espri yapıyorsun. ck ck ck..

ve en sevdiklerim. dolap yiğit, ben ve bi kaç kişi daha dizi hakkında bi bok bilmeyenler. arada çok görürlerse faceden videosunu izleyenler. onlar işte en iyiler. efkan'ın dediği gibi bir şeye tepki koyuyorsan onu yok sayman lazım. tanımaman lazım. starbucks'a tepkini boğaziçililer gibi değil de onun ismini bilmeyen ve söyleyemeyen deden gibi koyman lazım.bu final uymadı tam.. yok lan aslında tam uydu..

Gündemi geriden takip edenler




muhteşem yüzyıldaki mohaç meydan muharebesi bölümünü izledim harbiden ayıp lan artık. tarihimizdeki en güzel meydan savaşıdır. neredeyse 90 dk da 250.000 kişilik orduyu yok etmişiz (cimbom oldboys vidyosu akıllara gelsin..) ilk kez bir meydan savaşında hareketli toplar kullanılmış, o da ceddimizin aklına gelmiş. ve acayip bir sağanak yağmur varmış zaten o zırh avantajı bataklıkta büyük bir dezavantaja dönüşmüş macarlar içün. tabi bu yüzden kazandık
demiyorum herhalde ben tarihçi değilim. lafı getirmek istediğim nokta kral lajosun altın zırhı içinde çamura batmış halde ölüsünün bulunması. rivayet o dur ki Kan
uni onu bu halde görünce: "hiç bir kimse böyle bir ölümü haketmez yazık oldu çok gençti ona değil de onu bu yola itenlere yazıklar olsun" benzeri bir şeyler demiş. ama dizideki savaş şeyini özellikle izledim bunların hiçbiri yok. üstelik lajosu sakallı makallı 40 yaşında adam oynuyo. ulan öldüğünde 20 yaşındaydı adam. o güzel kiyafetlerin detayları kadar böyle basit şeylere biraz özen gösterin ayıptır ulan.. bu arada hürrem de patates gibi manita hea



spartaküs de gansere yenilmiş ve ölmüş. allah rahmet eylesin. game of thrones var şimdi. drama olarak güzel aslında gene seksli meksli olaylar varmış sibel kekillili filan ama emmy alan cüce de harbi oynuyor lan. ben dışarda filan görsem pek uzun süre bakamam adama allah affetsin ben cücelerden hoşlanmıyom harbi ufakken bağıra bağıra kaçarmışım o zamanlardan beri görünce içim kıyılıyo bi garip oluyo tiksinme değil de fobi gibi bişey herhalde bilmiyorum.


cüceler, engelliler, sakatlar, eşcinseller vs. için biz normal insanlarıın onlara yaklaşma tarzı ya da etik anlayışından söz etmek istiyorum. acıyarak bakma şeyimiz var. ya da bu insanlar sevgi, anlayış gösterme zorunluluğu ideolojisi hakim. özürlü deyince kızıyo bazı normal insanlar niye lan özrü var işte. kelime oyunlarıyla insanlık mı gösterilir. ya da böyle bi insandan bahsederken ilk önce bu özellikleriyle tanımlamak hata zaten. cüce dedim mesela ben de adını bilmiyorum çünkü. yoksa başka bi sıkıntım yok. bu insanların tek eksiği sevgi, şefkat filan değil en başta insan gibi muamele. yani yeri gelince gülelim, kızalım, fikirlerine katılmayalım, dalga geçebilelim de hatta. özgüven böyle yerleşir. yoksa katıksız sevgiyle zor. mesela bi kere marketteyken ayağı olmayan bi kadın baya çirkeflik yapmıştı bana haksız amk ama sonra etraftaki insanlar da "ma
zur gör sakat zaten..." tarzı araya girdiler kadın bariz şekilde bu özrünü gözümüze sokarak bi savunma oluşturmuş belli. çıkarken sırıtışından bile anladım bunu. işte bu çok kötü bir şey bence. onun öyle bi savunmayla toplumda bulunma, var olma çabası, ona öyle davrananlar yüzünden. peki nasıl olmalı derseniz teori anlatırsam sıkılırsınız gene dizilerden örnek vereyim:
bu konudaki etik anlayış house'un bi bölümünde cüce anne-kızla olan diyaloglarını izleyin tam anlamıyla öyle davranmamız gerekir. ne özürlerini yok saymak, ne de saçma sapan sevgi şeysiyle bunaltmak.



eşcinseller meselesi daha da beter bu açıdan. toplumda gözlüklü, şişman, uzun, kısa, kıllı, kılsız, sarı, esmer vs. herkesin alaya alınma durumu varken kendi cinsine ilgi duymanın (ya da diğer bin türlü ıvırzıvır) sırf cinsel ilişki anlamında değil normal sevgililer gibi hareketlerin fikri gibi şeylerin komik gelmemesi gibi saçmalık olabilir mi. eşcinsellerle ya da transeksüellerle daha doğrusu dışlanmışlarla arkadaş olma geyiği de öyle mesela. sanki tropikal ev hayvanı gibi bi bakış seziyorum ben samimi değil çünkü. "ben senin ardını dövdürmeni kabulleniyorum canım." benim de arkadaşım vardı birgün gastesinde de yazıyordu hatta böyle entel baskısından sıkıldığını anlatıyodu ama ben bi kere dalga geçtim diye kızdı uzun yıllar oldu konuşmadık. ulan ben senin bu yönünle dalga geçicem tabi niye alınıyosun ama bu seni yok etmek istediğim anlamında değil tabi. normal ilişkiler bile cinsel malzeme olmuşken alınganlık yapmasalar özgüven olarak daha "sert" olurlar. yoksa banane amk istersen sandalyeye ilgi duy, seviş. fetişizm zaten hep var yani takılmayın bunlara. neyse asıl sorun kendini sadece cinsel tercihi yüzünden kabullenmekle dayatmaları. lan sen cinselliğinle mi varsın sadece. bu nasıl bir savunma güdüsü.
böyle saçmalık olur mu. önce insansın işte ben senle görüşürüm konuşurum el şakası yaparım kızarım küfrederim severim döverim cinsel tercihlerinle ilgili şakalar yaparım bu şaka ciddiye almak istemediğimi değil beni ilgilendirmediğini anlatmak içündür. bir de ne kadar tepki verirsen o kadar gizli ibne filan olma ihtimalin artıyo niyeyse. ( bu noktada, afedersin ama yarraaam, bu ucuz freudçu bastırılmışın dönüşü meselesini sen bana mı öğreticeksin lan? iş oraya gelirse ben sana lacancı psikanalizle açıklamaya bi başlarım çükün düşer.) bu da garip bi algı. demek istediğim özetle kendilerini cinsel yönleriyle öne sürmesinler, tanımlamasınlar. ayrıca bu konuyu genel toplum algısından mesela benim gibi benim açımdan, kafamda mesela çok itici duran şeyin itici olup olmadığına karar verme yetisi benim elimdedir. karşı taraf olarak bunu kabul ettirme girişiminde bulunmayan insanlarla normal iletişimde sıkıntı yok zaten.ama sanane benim algımdan. benim sarışınları pek sevmemem seni alakadar eder mi mesela? hatta o arkadaş şey demişti "farketmişsindir ben geyim" dedi ben ne diyim şimdi "eee?" derim buna. benden mi hoşlanıyon derim en fazla biraz ürkerim bırakta biraz ürkelim. sonra zaten düşününce aman banane amk neyse ne lan ben de klasik mavi renk kot giymem mesela diyorum içimden.
bizde de var tabi gey mey olunca etrafta sanki bizi hemen arzuluyo zannediyoruz. gerçi ben çekici bi insanım ama neyse hatta kızların bayıldığı erkeklerin çoğu gey bu bize olan talebi arttırıyor diye düşünenlere kulak vermek gerekir. yani tavır konusunda örnek olarak gene dizilere bakarsak "shameless" dizisindeki gey elemanla kardeşinin muhabbeti buna örnektir.
ha bu popülist bi tartışma tabi ama günlük tartışma alanında sıkça rastlıyoruz ayar oluyorum artık.
bu mesele tarih boyunca elbette görülmüş hatta ünlü şahıslara filan atfedilir. milyonlarca yıllık "normal ilişki"kavramı da kafalarda bir anda düzelmez herhalde. mesela bunun insanlığın ortak genetik mirası konusuyla ele alınmalı. gene dizi şeysi olan barney tipinin çocuğu varmış. bu iş baya sıkıntılı. işte. bu çocuklar "normal aile" kavramı dışında bir ortam olacak. olumlu ya da olumsuz yorum yapmak istemem onun yerine çocuk kime baba diycek kime anne demeli filan diye komikliklerden bahsetmek isterim.

yabancı dizilere neden sahip çıkıyoruz ki ?




bu konuda blogdaki arkadaşlarımla aynı fikirde olmaya bilirim. ben bu yabancı dizilerin türkiyeye uyarlanmasına karşı değilim. elin amerikalısı da yapıyor bunu. sıkıntı olmuyor ama biz bu olaya çok kızıyoruz internetlerden. şu üstteki foto "umutsuz ev kadınları" olayından alındı. kanal d yayınlayacakmış. ben açıkcası sevdiğim yabancı dizileri bizimkilerin de çekmesini isterim.


its always sunny in phil mesela çekilse nasıl olur çok merak ediyorum. charlie'yi kim oynar ? durul bazan olur. sweet dee demet evgar olur.. mac hmmm bulamadım ona birisini lan genç oyuncu bilmiyorum hiç türkiyeden. düşündüğüm adamların alayı yaşlandı (şoray uzun, hakan tanfer) . heh mac erdem yener olur aslında tam gider. dennis oynayacak biri yok lan. onun kadar kendini beğenmiş tribine girebilecek bir oyuncu var mı bilemiyorum. şu kavak yellerindeki sarı saçlı eleman olabilir belki . frank'i baya oynayacak adam var levent kırca olabilir ama o oynarsa kesin kendine özgü eleştirel mizahını yapar.. o yüzden ali erkazan olsun bence. dizide kimse şiveli konuşmayacak ve karakterler galatasaraylı olacak. tabi diziyi gani müjde falan yazarsa sıçarız :( bu arada dizi yapılacak kadar emin yazdım lan.

herkes bir şekil yolunu buluyor : spartacus

biz kızları sevince, beğenince, yolda "ohşşş" deyince "azmış öküz" damgası yiyoruz. fakat bu dizici , cnbc-eci karılar facebookta orda burda bu çıplak herifi paylaşıyorlar. "spartacus gel bana atla" diyorlar. spartacus size gelmez. biz varız bu topraklarda bizle idare edeceksiniz. hala anlamadınız mı ? biz türk erkeği olarak birşeylerin farkındayız öle yabancı artis karılarla pek ilgilenmiyoruz. elimizdeki malzemenin farkında olup ona göre takılıyoruz. ben bir reklamlarda çıkan müge boz diye bir kız var ona sempati besliyorum. ama onunda üstsüz fotosunu paylaşmam face de . bir de eski rocco reklamındaki kızı seviyordum.

spartacus dizisine bir tepkim yok onuda söylemek isterim . "popüler olan herşeye karşıt olmak eskidendi geçti onun modası" gibisinden eleştirilmek güzel olmaz :( izleyemedim ama daha diziyi. tvlerin kontrolü ailemde olduğundan ve internetten dizi indirmek zoruma gittiğinden fırsatını bulamadım ama yakında izleyebilirim. şimdilik the walking dead'e verdim dikkatimi. sizde öle yapın..

Küfür

diziler, kötüler demişken lan eskiden "niye hiç küfür edilmiyor? hiç gerçekçi değil!" derken şimdi dizilerimizde baya baya küfür ediliyor biplense de güzel bence. ezelle başladı sanırım. bi de kılıç gününde ali atay var gene iyi oynuyo piç. dizilermizde farklı güzeller de göremedim henüz. hepsi birbirine benziyo lan. bütün karılar aynı gibi. yaz dizilerine de odaklanamadım bu sene çok sıkıntıdayım.
ama bu behzat ç. en iyisi aga. hem baya da komik.
arka sokaklar gibisinden sikko polisiyelerden bıkmış idik.
emrah serbese de selam olsun anmadan geçmeyelim.
starın dizi lanetini kıran yapım da olabilir hiç sıkılmadan gidiyoruz hayırlısı.




...
aslında şu an yazdıklarıma bakınca çok çaresiz gördüm kendimi
napim lan evdeyim bütün gün..

the walking dead

THE WALKING DEAD "Opening Titles" from Daniel Kanemoto on Vimeo.


Yıllardır beklediğim dizi geliyor. Vampiriydi , kurt adamıydı dizisi yapıldı. Zombilere sıra ne zaman gelicek diyorumki sonunda düşünmüşler çekmişler. 31 ekim'e de hazır etmişler.. Yeşil Yol ve Esaretin Bedeli'nin yönetmeni çekiyormuş. Baya güzel olucak gibi bekliyoruz...



Biraz daha bilgi vermek gerekirse bu bir çizgi roman uyarlaması.. kadıköy de bulabilirsiniz çizgi romanını da . ben okumadım daha ama güzeldir herhalde..

big bang teori dizisi komik mi ?


Komik mi ? Harbi ben hiç çok gülemedim bu diziye . Geceleri uykum kaçınca tekrar bölümlerini görüp her seferinde bir şans veriyorum ama sonuç hep hüsran tebessümle izliyorum sadece.. Tebessüm için 20 dakika ayıramam ki ben .. atv de yahşi cazibe var o daha güzel bence onu izleyin arkadaşlar ..

it crowd 4. sezon başladı

hız kesmeden aynı tempoyla komiklikler devam ediyor.
takipçiler mutlu

aşk-ı memnu

harika bir final ile veda ettik bu güzel diziye.

bana göre dizideki en çarpıcı nokta nihal'ın kına gecesinde behlül maskeleri eşliğinde slumdog millionarie'in soundtracklerinden ringa ringa'nın çalmasıydı. oscarlık filmin soundtrack'i 'aşk-ı memnu nihal kına gecesinde çalan şarkı' oldu ya halit ziya uşaklıgil'in eserinde bu ülkemizde herşey herşey olabilir.

biliyosunuzdur zaten

Breaking Bad iyidir..izlenir.

yo!

gençliğin gözyaşları

Bu televizyon "sistem karşıtı" diye geçinen ben ve efkan kardeşimi bile çepe çevre sarmış durumda..20 küsür yaşına gelmiş adamlarız hala ünlü olacağımızı düşünüyoruz biz. buna inanabiliyor musunuz ? Hep bu kavak yelleri,melekler korusun gibi diziler yüzünden.hep yaşıtımız insanlar ne güzel ünlüler bu dizilerde.sokakta yürürken gözlük takıyorlar tanınmamak için..biz normal halkta onları eleştiriyoruz "artize bak" diye..keşke bende ünlü olsam da bana da öle deseler ."götü kalkık" bile deseler olur yani üzülmem.