İnsanın hayatı isteklerine ve kendisine dayatılanlara göre şekilleniyor ya hani. Yaşamak zorunda olduklarımızı çıkartıp düşündüm biraz. Bu geceden sonra sadece istediğim şeyler olsaydı hayatım nasıl olurdu diye. Gerçekten ne isterdim diye. Burdan sonrasını okumak sizin için sadece vakit kaybı, bence okumayın, sadece yazmak istedim.
İlk 500 m2 bi arsa geldi aklıma. Önce yaşayacağım yeri kurayım. Şöyle Sarıyer tarafında veyahut merkeze yakın deniz manzaralı bir yerde. İçine 100 m2lik küçük bir ev, ufak bir çatı katı olan. Dışarıya ufak bir şarap evi tadında şömineli takılmalık bi kulübe. Giriş'in yanına bir garaj, arabanın yanına bisikletler. Evin hemen yanına evin içine de kapısı olan ufak bir sinema odası. Bahçede çardak, salıncak, hamak. Etrafta bolca ağaç, çiçek. Bahçeye bir köpek, evin içine bir kedi. He mutfağın penceresi bahçeye bakıyor tabi. Evin içini düşünmek sevgiliye kalsın. HOBİ ODAM OLACAK AMA ehe. Etrafıda duvarlarla ördük mü tamamdır. Bi ömür yeter burası.
Sonra arkadaşlarımın hepsinin istediği işi yapabilmesi için elimden geleni yapardım. Ferhat ile emlak işi kovalayalım. Projeden evlere girip, orta vadede satalım. Arada sözde iş, özde kumar için kıbrıs'a, yurtdışına gidelim. Her gün bahis istişareline girelim. He şuanki mesleğimi bırakmak istemem tabi. Televizyon sektöründe devam edeyim, yalnız iyi bir maaş, bol sorumluluk, maksimum üretkenlik, minimum mesaili bir title'ım olsun isterdim. Çalışmayı seviyorum hacı.
Efkanla 2 haftada bir görüşelim, benim ufkumu genişletsin her zaman olduğu gibi. Ben sorayım o ne bu ne diye, üşenmeden anlatsın. Bi de çalışmasın lan, üretsin sadece. Kerem kardeşim insanların 'boş iş' dediği şeyleri kovalasın hayatı boyunca. He bir de kafasına göre bi kız bulsun, hatta bulmasın, kız bunu bulsun. Benim kültürel zenginliğimin kaynağı olmaya devam etsin. Şimdi düşündümde Yağız, Enis, Erdi, Yörük, Mert, Rahmi, Mehmet, Emrah, Murat, Yunus, Sakin, Özgür yakın arkadaşlarımın hepsiyle ilgili hayal kuramayacağım kusura bakmayın. Benim hayalim lan bu. Hayır işin kötüsü ayda ortalama 5 kişinin girdiği blogumuza kimin ismini unuttum lan diye dertleniyorum. HAYAL KURUYODUM LAN. Kısacası sevdiğim tüm insanlar bir şekilde hayatımda olsun, mutlu olsunlar, olalım. Ulan ne uzattım be. Ben sıkıldım. Neyse.
Sevgilimle hayal kurarak başladık biz. En güzeli gerçek oldu, başladık. Geri kalanları buraya yazmayayım, bizde kalsın ama hepsi olsun sırasıyla. Hatta yenilerini kuralım beraber o evde, sonra onları gerçekleştirmek için yaşayalım.
Birazda kişisel bir şeyler yazayım. Bi proje başlatayım mesela. Türkçe filmlerin hepsine altyazı yapalım, engelli insanlara sunalım, filmleri izleyebilsinler. TT Arena'nın en taşşaklı yerinden kombinem olsun. Ailem huzurlu, annem en huzurlu olsun. Tanıdığım müzikle uğraşan insanların hepsi başarılı olsun. Fenerbahçe Türkiye Kupası'nı alamasın. İngilizler gibi ingilizce konuşabileyim. Funk, break-beat, funky-beat, disco-funk gibi müziklerin en güzellerinin oluştuğu bi plak arşivim olsun. Tatlılar üzerine uzmanlaşayım, çevremdekileri yedireyim içireyim. Cennet'e gideceğime olan inancım doğru çıksın. Mercedes AMG arabam olsun. Tanıdığım bütün insanları mutlu edebileyim. Düzenli spor yapayım. İnsanları eleştirmeyi bırakayım ya da eleştireceğim insanlar yok olsun. Sigara içmeyim. Bi de yazlığım olsun lan. Dövmem olsun. Olsun da olsun yani. Dahada var da burada keseyim bari.
Yaklaşık 5 saat sonra işte toplantı var, üstelik gece çalışacağım sonra. Ben bu kayda değmez şeyleri bu saatte oturup neden yazdım peki ? Çok daraldım ben. Büyüdükçe daha çok daralıyorum. Neşeli hallerim gittikçe daha da çok azalıyor. Başta dedim ya hani bi istediklerimiz bir de yaşamak zorunda olduklarımız hayatımız diye. İstediğim hiç bir şeyi yaşayamıyorum, olması gittikçe zorlaşıyor. Birazda istediğim şeyleri yaşamak istiyorum artık. Sevdiğim bir abi geçenlerde her insan bedel öder bu hayatta demişti, umarım öyledir. Henüz çok genç olduğumun farkındayım vazgeçmek için, vazgeçmemde zaten de. Diyorum ya, çok daraldım ben.