Why would you?



bu film de en sevdiğim şey şurda şu kadının "why would you?" diye gülen hali.
çok sevimli lan : ) çok doğal duruyo. aynı şekilde tomeyto espirisindeki "tomato" deyişi de öyle.
ama normal hali çok nötr. itici bile denebilir.

mezar turizm kardeşimiz daha önce bahsetmişti "bazen batılılara özenirim" diye. mısır gevree kısmını sevmiyom ben edirnede kahvaltıda hep ondan yerdim genelde tiksindim. bi de normal yemek severim. yemek yemek önemli bişey benim için. ucuza getirmemek, aceleye getirmemek lazımdır. harbi yemek kültürü çok güzel bişey bence. herkes sever de çoğu insanın ağız tadı yok.
sırf doymak için yememek lazım insanların en büyük refahı yemek yeme konusunda sağlansın ve herkes mutlu olsun isterim. havyarlar, şampanyalar aksın evet. E diye bi kanal var ya orda bi adam vardı et uzmanı ama görseniz neler neler. nerdeyse pırlanta fiyatında etler var. ama hayvanlar da öyle soyu sopu belli. hayvanların soyağacı senin benim soyağacımdan daha iyi biliniyo. bi tane hazırladılar mesela adama özel. böyle mangal olayına girdiler ama ete özel hiç bi sos yapmadan pişiriyo tabi şahane görünüyodu tabi tadı allah bilir nasıldır. öyle bi meslek lazım insana. geze geze asım göre göre asım kıyı kıyı gezicen yiyecen paylaşıcan milletle.

aslında bizde genelde amerikan kültürüyle beslenmeye alışkınız artık ama onun da kötüsü geliyo mesela özel hamburgerciler yeni yeni açılıyo. bizim bi abinin mekanı var mesela orduda oraya bi usta almışlar mesela bi hamburger yapıyo piiiuuff yani zincir tükkanları olan hamburgecilerde doyurucu bi menüye vereceğin paraya o mekanda daha mis olanı yiyebiliyosun. üstelik daha temiz.

yani yeri geldiğinde taco, kanlı biftekler, vanilyalı kolalar, çiiz kekler, yabanmersinli turtalar, yumurta-kurufasulye ve ev yapımı sosisli kayfaltılar, italyan şarküterisinden sandviçler, pekmezli krepler de arada güzel olurdu. ha bunların ülkemizde de var ama olmayanlar gelsin demiyorum. gelecekse mesela adana kebabı istanbul'da her yerde var ama asıl hali adanada yeniyorsa öyle olsun istiyorum. çünkü diğer türlü ayağınıza gelince sırf ticari bi kaygıyla geliyo. öyle olmayan yer de az. frençayzing olayına karşıyım. vedat milor abinin dediği gibi fiyat-kalite dengesi olması lazım. bizim güzel bi deyimimiz var nedir o?
"yerinde yiycen"dir. her şey yerinde güzeldir o zaman onun adı kültür olur. diğer türlü yerellikten çıkar.

mesela şimdi sabah ve ben açım. italyan kayfaltısı tatlı olur derler kek, kurabiye filan. ya da amerikalılar gibi daha böyle krep mirep ya da türk usulü geleneksel köy kahvaltı sofrası da iyi mesela ama benim en sevdiğim ingiliz usulü. uzakdoğu sofraları hep ufak böyle tuzsuz, soya soslu, lokmalık duruyo ama kore mutfağını kendi fast food şeysi varmış mesela. bizim döner gibi dünyada artan bişey olucak diyolar. adını unuttum ama orda bi yemek vardı çok güzel gözüküyodu mesela.








sabah için ağır deniyo bizim damak kültürümüze pek uymuyo hani kurufasulye ve bol etli ama bence şahane en güzel yanı o. yağlı ekmekler, soslu sosisler filan mis gibi ya la..
acıktım amunike



Sülalene en boktan kapkaç




afganistan diye bir yer var. united states of amewrica diye bir yer var. afganistan gelişmemiş ve radikal islamcı Taliban adlı bir grup tarafından yönetilmiştir. Batı, el kaide ve terör nedeniyle afganistana girmeyi uygun görmüştür. insanlar ölmüştür. bir zamanlar çok kişi vuruldu çünkü.

afganistan denilen yerde parayla satılan eşinden kaçı sevgilisiyle yaşayan bir kadın ve sevgili recm edilerek öldürülmüştür. bazı insanlar bunu görüntülemiştir. ingiltere diye bir yer vardır. bu da afganistana giren kafadır. tarihinde iki kere işgal edilme tehdidiyle karşılaşmıştır ve biri zaten asılsız bir olay olarak tarihe geçmiştir yani 1 kere desek yeridir. ingiltere bu kafa rahatlığı yüzünden demokrasi anlamında en ileri devlettir. bir zamanların efendisidir. daily mail diye bir haber ajansı vardır. kendileri bu ülkenin haber ajansıdır. daily mail, bu haberi, afganistadaki insan hakları ihlalleri ve ayıbı adına yayınlamıştır. islam diye bir din vardır ortaya çıktığı çağın bir kaç ışık yılı ötesinde yenilikler getirmiştir. tarih diye bir ilim vardır. dileyenler tahlil eder. türkiye diye bir yer vardır. hürriyet diye bir gazete vardır. türkiyede türkler yaşar. genç ve ileri bir fikrin örneği olan ekşisözlük adlı sosya medya aracı vardır. etiyi püsküüt zanneden insanlar buralarda yazabilir.
acme diye bir şirket vardır dayanamaz lafa girer.

"Taliban, devamlı, kurallarını korkutma ile uygulayan köktenci islam topluluğu olarak duyuruluyor. oysa 2009 baharında taliban, pakistan'daki svat vadisini ele geçirdiği zaman, the new york times, onlar varlıklı toprak ağaları ve onların topraksız kiracıları arasındaki derin ayrılığı sömüren bir sınıf isyanı düzenlediğini açıklamıştır. köylülerin zor durumundan yaralanarak taliban, new york times'ın kelimelerinde "büyük ölçüde derebeylik olarak kalan pakistan'da tehlikeye hazır olun" durumu yaratıyorsa, pakistan ve abd'deki hükümetlerinin, benzer şekilde, bu durumdan yararlanarak topraksız köylülere yardım etmeye çabalamasına kim engel oluyordu? yoksa, bu özgürlükçü hükümetlerin (neoliberallerin) doğal yandaşı, pakistan'daki feodal toprak ağaları mıdır? "

ya da ortadoğuya dönük Batı algısı neden bu tip vahşet haberleriyle övdükleri gizil şey yani -içi boş- çokkültürlülüğe saygı ve hoşgörü gibi kavramlar yani zaten bizim olan kavramlar için ne demeli. onların çok kültürcülüğü ve hoşgörüsü: "benim gibi olduğun sürece, farklı olmana saygı duyuyorum."
çok değil 50 yıl önceye gitsek bile görürürüz batı avrupa tarihinin hoşgörü ve insan hakları kökenini.

"afganistan son derece köktenci islami ülke olarak tanımlandığı zaman, 40 yıl önce güçlü seküler geleneği ile, sovyetler birliğinden bağımsız olarak iktidara gelen tek komünist partiye sahip olmuş ülke olduğunu kim hala hatırlıyor?"

(deniz şimşek'e bu kötü çeviriiçin teşekkür ediyorum)

bu seküler gelenekten geriye tripodu açıp kafa kesen, insanları taşlayarak idam eden bir avuç sapkın mı kaldı geriye? ya da avrupamerkezci gibi olmadan soralım seküler olmayan bir geleneğin ürünü müdür bu? seküler olmayan geleneğin mirası nereye gitti peki? zizek'in deyimiyle "Büyük sekizinci yüzyıl müslüman entelektüeli ebu hanife" nin "topluluk içindeki görüş farklılığı tanrısal merhametin bir göstergesidir" sözü bu sünniler için bir anlam ifade etmiyor mu artık?

bizim bazı aklı evvel gençlerimizse islam üzerinden lanet okuyor, göya akıllanıyor, medenileşiyor, yani serbest çoğulcu batılı normları kabullenmeyi geçtim, sahiplenip kendi özgür fikri zannedip savunuyor. müslüman olmak zorunda değilsiniz tabi sorun o değil. halbuki sizin gibi müslüman olmayan birisi için daha kolay anlaşılacak bir konuma sahipken yani normalde "kadın" olarak doğmanın bile ölümle karşılandığı bir çağda "kadın hakları" getirmiş -halbuki tartışması bile fikir sahibi olmamız için kafi olacakken- bir "dünya görüşü" için ucuz laflar etmek niye. o çağdaki çok eşliliği, köleliği bugünün keyfiyatıyla tartıştığını zannetmekten keyif alıyor. çünkü herkes biraz ilahiyat profesörü ya da fıkıha baştan sona hakimdir elbet.. ayrıca postmodern bir bireyin dünya algısına da sahipler daha nolsun. bunları duyunca da "lanet olsuun siyaset, din, politikalar umurumda değil insanlar ölüyorrr!" gibi popülist hümanist vıdıvıdıyıyla çemkirmiyo musunuz var ya el frenini çekip uçuruma ittiresim geliyo sizi.

sıdıka ve hayyama ise rahmeti, ölümlülerden değil allahtan diliyoruz.

jardel

jardel bırakmış futbolu. galatasaray'a gelen renkli oyunculardan biriydi kendisi. biz bu tip oyuncuları asla unutmayız. çok acaip golleri vardı. saçma bir transfer politikasıyla yollamıştık kendisini. bende onun oynadığı döneme ait forma var. pek mutluyum o yüzden. bizde oynayan garip, komik, renkli insanların formalarını alıcam artık. melo mesela.. melo forması lazım gerçekten..

son olaarakkk SÜÜPPERR MAARRRYOOO JAARDEELLL JARDELL !

Gündemi geriden takip edenler




muhteşem yüzyıldaki mohaç meydan muharebesi bölümünü izledim harbiden ayıp lan artık. tarihimizdeki en güzel meydan savaşıdır. neredeyse 90 dk da 250.000 kişilik orduyu yok etmişiz (cimbom oldboys vidyosu akıllara gelsin..) ilk kez bir meydan savaşında hareketli toplar kullanılmış, o da ceddimizin aklına gelmiş. ve acayip bir sağanak yağmur varmış zaten o zırh avantajı bataklıkta büyük bir dezavantaja dönüşmüş macarlar içün. tabi bu yüzden kazandık
demiyorum herhalde ben tarihçi değilim. lafı getirmek istediğim nokta kral lajosun altın zırhı içinde çamura batmış halde ölüsünün bulunması. rivayet o dur ki Kan
uni onu bu halde görünce: "hiç bir kimse böyle bir ölümü haketmez yazık oldu çok gençti ona değil de onu bu yola itenlere yazıklar olsun" benzeri bir şeyler demiş. ama dizideki savaş şeyini özellikle izledim bunların hiçbiri yok. üstelik lajosu sakallı makallı 40 yaşında adam oynuyo. ulan öldüğünde 20 yaşındaydı adam. o güzel kiyafetlerin detayları kadar böyle basit şeylere biraz özen gösterin ayıptır ulan.. bu arada hürrem de patates gibi manita hea



spartaküs de gansere yenilmiş ve ölmüş. allah rahmet eylesin. game of thrones var şimdi. drama olarak güzel aslında gene seksli meksli olaylar varmış sibel kekillili filan ama emmy alan cüce de harbi oynuyor lan. ben dışarda filan görsem pek uzun süre bakamam adama allah affetsin ben cücelerden hoşlanmıyom harbi ufakken bağıra bağıra kaçarmışım o zamanlardan beri görünce içim kıyılıyo bi garip oluyo tiksinme değil de fobi gibi bişey herhalde bilmiyorum.


cüceler, engelliler, sakatlar, eşcinseller vs. için biz normal insanlarıın onlara yaklaşma tarzı ya da etik anlayışından söz etmek istiyorum. acıyarak bakma şeyimiz var. ya da bu insanlar sevgi, anlayış gösterme zorunluluğu ideolojisi hakim. özürlü deyince kızıyo bazı normal insanlar niye lan özrü var işte. kelime oyunlarıyla insanlık mı gösterilir. ya da böyle bi insandan bahsederken ilk önce bu özellikleriyle tanımlamak hata zaten. cüce dedim mesela ben de adını bilmiyorum çünkü. yoksa başka bi sıkıntım yok. bu insanların tek eksiği sevgi, şefkat filan değil en başta insan gibi muamele. yani yeri gelince gülelim, kızalım, fikirlerine katılmayalım, dalga geçebilelim de hatta. özgüven böyle yerleşir. yoksa katıksız sevgiyle zor. mesela bi kere marketteyken ayağı olmayan bi kadın baya çirkeflik yapmıştı bana haksız amk ama sonra etraftaki insanlar da "ma
zur gör sakat zaten..." tarzı araya girdiler kadın bariz şekilde bu özrünü gözümüze sokarak bi savunma oluşturmuş belli. çıkarken sırıtışından bile anladım bunu. işte bu çok kötü bir şey bence. onun öyle bi savunmayla toplumda bulunma, var olma çabası, ona öyle davrananlar yüzünden. peki nasıl olmalı derseniz teori anlatırsam sıkılırsınız gene dizilerden örnek vereyim:
bu konudaki etik anlayış house'un bi bölümünde cüce anne-kızla olan diyaloglarını izleyin tam anlamıyla öyle davranmamız gerekir. ne özürlerini yok saymak, ne de saçma sapan sevgi şeysiyle bunaltmak.



eşcinseller meselesi daha da beter bu açıdan. toplumda gözlüklü, şişman, uzun, kısa, kıllı, kılsız, sarı, esmer vs. herkesin alaya alınma durumu varken kendi cinsine ilgi duymanın (ya da diğer bin türlü ıvırzıvır) sırf cinsel ilişki anlamında değil normal sevgililer gibi hareketlerin fikri gibi şeylerin komik gelmemesi gibi saçmalık olabilir mi. eşcinsellerle ya da transeksüellerle daha doğrusu dışlanmışlarla arkadaş olma geyiği de öyle mesela. sanki tropikal ev hayvanı gibi bi bakış seziyorum ben samimi değil çünkü. "ben senin ardını dövdürmeni kabulleniyorum canım." benim de arkadaşım vardı birgün gastesinde de yazıyordu hatta böyle entel baskısından sıkıldığını anlatıyodu ama ben bi kere dalga geçtim diye kızdı uzun yıllar oldu konuşmadık. ulan ben senin bu yönünle dalga geçicem tabi niye alınıyosun ama bu seni yok etmek istediğim anlamında değil tabi. normal ilişkiler bile cinsel malzeme olmuşken alınganlık yapmasalar özgüven olarak daha "sert" olurlar. yoksa banane amk istersen sandalyeye ilgi duy, seviş. fetişizm zaten hep var yani takılmayın bunlara. neyse asıl sorun kendini sadece cinsel tercihi yüzünden kabullenmekle dayatmaları. lan sen cinselliğinle mi varsın sadece. bu nasıl bir savunma güdüsü.
böyle saçmalık olur mu. önce insansın işte ben senle görüşürüm konuşurum el şakası yaparım kızarım küfrederim severim döverim cinsel tercihlerinle ilgili şakalar yaparım bu şaka ciddiye almak istemediğimi değil beni ilgilendirmediğini anlatmak içündür. bir de ne kadar tepki verirsen o kadar gizli ibne filan olma ihtimalin artıyo niyeyse. ( bu noktada, afedersin ama yarraaam, bu ucuz freudçu bastırılmışın dönüşü meselesini sen bana mı öğreticeksin lan? iş oraya gelirse ben sana lacancı psikanalizle açıklamaya bi başlarım çükün düşer.) bu da garip bi algı. demek istediğim özetle kendilerini cinsel yönleriyle öne sürmesinler, tanımlamasınlar. ayrıca bu konuyu genel toplum algısından mesela benim gibi benim açımdan, kafamda mesela çok itici duran şeyin itici olup olmadığına karar verme yetisi benim elimdedir. karşı taraf olarak bunu kabul ettirme girişiminde bulunmayan insanlarla normal iletişimde sıkıntı yok zaten.ama sanane benim algımdan. benim sarışınları pek sevmemem seni alakadar eder mi mesela? hatta o arkadaş şey demişti "farketmişsindir ben geyim" dedi ben ne diyim şimdi "eee?" derim buna. benden mi hoşlanıyon derim en fazla biraz ürkerim bırakta biraz ürkelim. sonra zaten düşününce aman banane amk neyse ne lan ben de klasik mavi renk kot giymem mesela diyorum içimden.
bizde de var tabi gey mey olunca etrafta sanki bizi hemen arzuluyo zannediyoruz. gerçi ben çekici bi insanım ama neyse hatta kızların bayıldığı erkeklerin çoğu gey bu bize olan talebi arttırıyor diye düşünenlere kulak vermek gerekir. yani tavır konusunda örnek olarak gene dizilere bakarsak "shameless" dizisindeki gey elemanla kardeşinin muhabbeti buna örnektir.
ha bu popülist bi tartışma tabi ama günlük tartışma alanında sıkça rastlıyoruz ayar oluyorum artık.
bu mesele tarih boyunca elbette görülmüş hatta ünlü şahıslara filan atfedilir. milyonlarca yıllık "normal ilişki"kavramı da kafalarda bir anda düzelmez herhalde. mesela bunun insanlığın ortak genetik mirası konusuyla ele alınmalı. gene dizi şeysi olan barney tipinin çocuğu varmış. bu iş baya sıkıntılı. işte. bu çocuklar "normal aile" kavramı dışında bir ortam olacak. olumlu ya da olumsuz yorum yapmak istemem onun yerine çocuk kime baba diycek kime anne demeli filan diye komikliklerden bahsetmek isterim.

Naber lan orospu çocuğu? #2