hayatıma "hoşgeldin" diyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayatıma "hoşgeldin" diyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"beyler hayatıma yeni sayfa açıyorum" dönemi

Bu dönem hangi zamana denk geliyor ? Bu vakitlere denk geliyor aslında . Yazın sonlarına doğru hafif gelirken yeni bir karşı cinsle karşılaşırız , yada tatilde çok dinlendiğimiz için kafamız baya boşalmış olur yeni sezonda çok iyi işler yapacağımızı kararlaştırırız kendi kendimize.. çok saf ve gariban insanlar olduğumuz burdan bellidir zaten . çünkü seneye aynı şeyleri yine yaparız . bu planları yaparken o zaman kadar samimi olduğumuz insanları nedense bi gözden geçiririz falan "şu şu boş insan araya mesafe koyayım falan"..gerçi bunu ben pek yapamam yapanlar var ama . bi insan hayatında boş insanların olduğunu düşünüyorsa çok boş işle uğraştığının da farkına varması lazım. dürüstlük falan.. kendi içinde dürüstlük..

Mehmet Nas'ı düşünün..her sezon yeni bir sayfa açıyor , yeni bir klube gidiyor . ilkten başarılı oluyor gibi..ama sonra..

neyse eylüle kadar yeni planlara devam..

"bu sene ps3 alıyorum ve oyuna o kadar para akıtmıyorum"
"pc açıksa bile fazla msne girmiyorum.. 'nerelerdesin ?' diyenlere de işim var internete giremiyorum diyorum"

Hep mi yanlış olduk?


SP olarak misyonumuzu anlata anlata bitiremedik 3 kuruş sermaye koyup iş kuramadık.
ama mesele şey, şöyle göz gezdiriyorum da genelde öyle bi tuzağa düşmüş gibiyiz.
bi de eleştireni eleştiren var. eleştireni eleştireni eleştiren var. eleştireni eleştireni eleştireni eleştiren var. böyle gidiyo bu mantık da artimetik değil geometrik bi büyüme söz konusu.
neyse dünyanın tasası bana mı düştü. cidden düşünemiycem.
sorunlarımdan da bahsetmiycem. sorunum yok ramazan güzel oruç güzel hocamı dinliyorum bazı geler. flaş tvde izleyin bence.
mesela geçen stalker ı izledim. sonra yorumlara girdim allaah. filmde eleştirileni -eleştirmiyo da olabilir- film üzerinden gerçekleştiren insanlar var. şimdi ben ne diyim. bişey demiyorum film iyi işte yani izleyin sıkılırsanız.
inceptionı izlemedim. merak ediyorum ama etmiyorum da christopher nolan filmleri birbirine benziyo gibi fragmandan anlıyosun. fakirim. mutsuz olduğumüçün daha fazla başıma bişey gelmez herhalde diye mutluyum.
hoş geldin ya şehr-i ramadan.
çok zorda kalmasam ingilizce konuşmam. alamanyaya gibip almanca öğrenmeyen insanlar gibi olurum herhalde. bence yadırganmamalı. geçen bu geldi aklıma.
sorgulamak eleştirmek yorucu bi yaştan sonra. bi yola giremedik. ailelerimiz nasıl insanlarsa şöyle şöyle yap diye baskı kurmuyolar bence yanlış yapmışlar. sonra ben gibi umarsız çocuklar oluyo.
serseri ruhlu diyemiyorum. rahatlıktan ödün veremiyorum. ayıbolur.
işte öyle baskıcı dayakçı bi ailede büyümek zorunda kalmak bence bi yerden sonra makul.
- (eksi) den gelenle 0 dan gelen bir olur mu hiç?
olmaz.
büyük laflar etmiycem. böyle deyince edebiyat soruları gelmesin akla. ama misal ben çok şey bekliyorum herkesten. bu da makul olan değil. makul olan her gece 15 tane bira alıp camın dibinde oturup günde 1 öğün kumru yiyen olmak mı? yahut ne bileyim. istemem artık.
hiç mi güzel şeyler olmuyor oluyor. hamamda herkes çok mutlu. kamyoncular var ameleler var ne güzel hikayeleri var. harbiden var surattan o an ordaki halinden anlaşılıyo. hamamda mutlular. görünce çok mutlu oluyorum. takılsam onlara olmuyo işte her şeye otantik bakılmaz.
ama güzel. iftar öncesi mutluluğu da çok güzel. sabreden olmakta güzel. sabreden olup ödüllendirilmekte güzel. pembe yanaklar da güzel.
keşke söyleyecek daha güzel cümlelerim olsaydı.

P - İ - Y - A


Hava soğuktu.Karnım aç , kafam da karışıktı. yaşım ise 17 ve ceza konserine gelmiştim. yaş sınırı yüzünden girememe ihtimalim de vardı. ilkten karnımı doyurmak için arkadaşlarımla beraber dürümcüye gittim. sohbet ettik. herkesin dürümü geldi . yediler. benim dürümüm ise çok geç geldi. biraz duyarlı davranıp "dışarda yerim ben" dedim. dışarı çıktık zira konser saati yaklaşıyordu. orda fatih abi ve yanında 5-6 tane eleman gördüm . birinin üstünde sagopa kajmer t-shirtü vardı . ben yeni insanlarla tanışmaya biraz kapalı biriyimdir. ama fatih abi hemen onlara tanıttı beni. bende elimdeki dürümü onlara sundum "yer misiniz?" kimse yanaşmadı..birinin üstünde sagopa kajmer t-shirtü vardı.

Sonraki gün evde msnde insanlarla chat yapıyordum. hani bir kız düşürürüm de manita yaparım diye umutsuzca profiller arası surf yapıyordum . melike diye bir kız vardı o zaman fazla da konuşmazdım o kızla . geldi dedi ki "dün erkek arkadaşımla tanışmışsın" bende anlamadım pek ama "olabilir" dedim . sonra bir toplu konuşma oldu.sagopa kajmer t-shirtlü çocuk onun erkek arkadaşıymış meğersem.. çocukla konuşmaya başladık . ben arada yazmıyordum çünkü kız arıyordum profillerde . ama çocuk sürekli yazıyordu . aradan bikaç saat daha geçti . çocuk şunu dedi : "benimle kanka olur musun ?"

bu adam piya dır ve artık bu blogdadır.. aslında bu blog ilk düşünüldüğünde oda vardı ama internet aleminde olmadığı için onu bir türlü aramıza alamadık.. son 5-6 senemin içinde en aktif rol oynayan insandır kendisi (geçen 1 sene hariç) . en kötü günümde , en iyi günümde yanımda olmuştur diyemem . benim son 5-6 senedir en iyi ve en kötü günüm olmadı lan . hep aynı devam etti günlerim ama bundan şikayetçi değilim. osman, ozan, berk, duman, ifrazat, adonis, şeyma vb garip bir çok insanla tanışmamı sağlamıştır.. garip biridir.

değişik ortamların içine değişik amaçlarla girdiğimiz olmuştur . ama bir türlü o aradığımız tadı bulamamışızdır.galiba bulamıcaz da ..

"bende güzel bişeyim lan ? "

eleştirmen

" (I) Eleştirmeni öteki yazarlardan ayıran en önemli nokta, eleştirmenin konusunu yaşamdan değil, yazıdan seçmesidir. (II) Çünkü eleştirmenin temel işlevi, okuyucuların yazınsal ürünleri daha iyi anlayıp değerlendirmelerini sağlamaktır. (III) Bu yönden, okuyucuyu göz önünde bulundurma eleştirmen için zorunluluktur. (IV)Eleştirmenin düşüncelerini olabildiğince somut ve yalın biçimde dile getirmesi gerekir. (V) “Yalınlıkla” kastedilen, düşüncelerin akıcı, kolay anlaşılır cümlelerle dile getirilmesinin yanında bunların birbirileriyle olan bağlantılarıdır.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde, eleştirmenin yapıtla okuyucu arasında köprü oluşturma görevinden söz edilmektedir? "



Aga ben bayılıyordum bu sorulara ya.. Şimdi mesela bi sahil kasabasına gidip şu "eleştirmen"li soruları sabahtan akşama kadar çözerim. Benim gözümde en gizemli şeydir eleştirmen . Bütün gazeteleri , dergileri karıştırdım ama şu sorulardaki nitelik de ki eleştirmeni bir bulamadım.

new generation berberler



küçükken berbere giderken dikkat mi etmiyordum yoksa yeni nesil berberler mi değişti bilemedim.. berberlerin bu şık , tarz , imajlı giyinme olaylarını anlayamadım . "saçlarınızı bizde keserseniz , gömlek üstü süveter kombinasyonu size de yakışır" demeye mi getiriyorlar napıyorlar ?

"çok sorumsuzsun efkan"



Acme:
200 kişi vardı amk
...
ben de eve geldim
Enis İNAN:
5 saat kuyrukta durup
kaydolmadın mı yani
Acme:
yok lan çıktı almaya gittim kafeden başvuru formu işte
pdf açmıyo amk
Enis İNAN:
ben gönderim
Acme:
yarım saat uğratım doldurdum bankaya gitti o çok kısa sürdü
sonra hallettim ösym merkezi aradım
Enis İNAN:
ama online olman lazım
Acme:
neyi göndercen
Enis İNAN:
pdf formunu
hee hallettiysen ok
25ine kadar uzadığı için sıkıntı yok

Acme:
hee
sonra liseye gittim
12.20 ge.iyo,
tam sigara yakcam
çakmaan gazı bitmiş
elemanın birine sorsdum
ateş yok amk
nası endüstri meslek liseliler anlamadım
susadım bar,i bakkal filan bakıyorum
yok
sordum gene
birine
eliyle taa anasının amını gösterdi
Enis İNAN:
1 liran yokmuydu alsaydın büfeden çakmak
Acme:
yokki büfe
neyse aşağı yürüyorum böyle
Enis İNAN:
vay ak lise civarında büfe yok mal bunlar

Acme:
evler gecekondu tekkat
sonra gelen geçene bakarken
farkettimki
kemikçilerdeyim
şopar mahallesi
markete girdim
kadın var
buzdolabından içicek bakıyorum
abeey ne bakıyosan yardımcı olayım dedi
soda dedim elmalı
verdi
sağol abeey dedi
geri gittim okula kapıda oturuyo millet öğlen arası basket oynuyodu elemanlar onlara bakarken
biri dedi ismini yazdın mı
yooo dedim
çıktım sonra 200 kişi var dediler
bi adam açıklama yaptı bana güzelce
bugün anca 50 kişi
olur
yarın gel mel
ben de erik aldım eve döndüm
Enis İNAN:
yarın cumartesi ama
Acme:
yarın 1 buçuğa kadar çalışcaklarmış
Enis İNAN:
hııı
pazar?
Acme:
o gün çalışmazlar sanmam
ama
yarın gidiyim sabah 8 de
görsünler

uyumuyorum
Enis İNAN:

Acme:
tam 8 de ordayım
Enis İNAN:
kaçta açıyo?
Acme:
8miş
5te gidip basket oynarım
hatta
Enis İNAN:

iyiimiş
Acme:
canım çekti bayadır oynamıyodum
Enis İNAN:
ya benim kızın telefonu kapalıydı ulaştım yine de ama sesi çok mutlu geldi
ben yanında yokken o çok mutlu olunca
ayar oluyorum
bensiz nasıl mutlu olur lan diyorum
neyse ptesi bende gidiyim sabaaan 7sinde dikeyim bunu aayaa
evet istanbula geldiğinde teke tek basket kapışalım
bende oynamıom bayadır
Acme:
hee
yapalım
malak gibi oturuyoz evde


hiç uyumadım sabah gittim ama kpss başvurumu yapamadım belgeyle gezdim eve geri geldim erik yiyorum şimdi bizimkiler olsaydı kesin böyle derdi: çok sorumsuzsun efkan.
ben de: yaa uzamış işte başvuru tarihi hallederim derdim.
basketi de yapalım lan.

günler hüzünle geçiyor yıllarsa vatana hasretlee
bana yoksukluktan bahsetme
büyük parayı kaşlarının arasından vurcaz bi rastgelse

Gereksiz ayrıntılar


bu ara gençlerimizin kullandığı en popüler ve seviyeli paylaşımları niye hep ayrıntı konuları? herkes mi cin mi oldu biz mi uyanamadık nedir? yahut bu mizah dergisi okuyan herkes niye kendini başka bi frekansta yaşıyomuş gibi zannediyo? esasında çok güzel bi olay tabi böyle "hayata dair gereksiz ayrıntılar" ama sırf ayrıntı olsun diye ayrıntı kovalayan nesiller ne olacak? hep bu kafada gezen insanlar varmış gibi geliyo artık. sözüm meclisten içeri. herkes mi ezel izleyip ders alıyo. kimse düz düşünüp, düz yaşamıyo mu lan. okulda, evde, banyoda, duşta, kantinde, metrobüste ayrıntı arıyo? yahut diğer bi açıdan ele alırsak neden ersin karabulut, umut sarıkaya yazdı-çizdi diye biz o mevzudan bahsedemiyoruz? bahsederken tırsıyoruz rencide ediliyoruz? bütün bunları söylkedikten sonra ironili başlık koyup, banyo yaparken tıkanan gider deliğine takılan saçların üstünde oluşan insan yağı tabakasının elle temizlenmesi sonucu duyulan rahatsızlıklar gibi denyo eleştiriler yapmakta hoş değil. ben öyle yapmamaya gayret ediyorum hala. düz düşünün lan biraz. her şeye ironi yapılmasın. garip garip eleştiriler de olmasın ne o öyle. hele yılmaz özdil gibi hiç olmasın.

sözlükçülük eleştirisi yahut buna benzer samimi çıkışlar yapmaya gayret etmiyorum. çünkü sikimizde değil. (biz de onların sikinde değiliz evet.) ziira bu eleştiri akımı da bir süre sonra revaçta olmaya başlıyo başka birisi çıkıp "eeeaahhh yeter beaa" diye zıt yönde bi samimi çıkış oluyo. ama buna diyaletik denmiyo denyoluk deniyo bence. hatta bizce diyeyim. ekip arkadaşlarım da dahil olsun sorumluluk paylaşayım lider gibi.
o yüzden bizim tavrımız da yarrak gibi oluyo bu konulara çünkü yarrak gibi davranıyosunuz lan.
ben de tam eleştiremedim lan öyle de olmasın. şöyle de olmasın. böyle olsun derken.
tabi bu konu da hayata dair gereksiz ayrıntı konuları içine dahil oluyo. asıl sorun da bu zaten her sözün kapsanmış oluyo. o yüzden böyle tartışmaya açıp konuşmak bi yerden sonra insana iktidarsızlık hissi veriyo sanki beceremiyomuşsun gibi. ama canın fena istiyomuş gibi o yüzden böyle elimize bilumum ateşli silah alıp sokağa fırlamak istiyoruz . ama o da iktidarsız bi eylem oluyo. sonuçta sen geberip gidiyosun hırsımı alamam. ben hırslı bi insanım bebeğim. neyse ne diyorum lan ben konu nereye geldi. neyse bizim tek hedefimiz tillate fotosu yapmak. gene uzun yazdım diye kimse okumiycak:(

adios

kalbimiz kadar temiz olan bu sayfada....




Artık arkadaşımız Yiğit'de yazıcakdır!Neşeli ve güleryüzlü tavırlarıyla insanlarla kolay anlaşan sonraki zamanlarda ise çevirdiği dolaplarla şapşala çeviren bu dostumuzu aramızda görmek bizi çok sevindirdi.hoşgeldin yiğit.

şöhret

Ufakken yani böle ortaokul zamanında mesela hep şöhret olacağım dönemi beklerdim.Bu yolda hiçbirşey de yapmazdım.Yani her insan kendini özel hissettiğinden herhalde böle bi durum var insan şöhret olacağından emin olarak hayatına devam ediyor.Git bi futbol altyapısına gir yada gitar filan çal di mi? yok aga hiçbişey yapmadım.(lan bari ajansa gireydim)

Herneyse şöhret dalgasının benden geçtiğini ilk olarak Arda Turan gerçeğiyle anladım.Sonra Daisy Lowe diye aşk beslediğim bi kız var onunda 89'lu olduğunu görünce yatağa yatıp ağladım biraz.Yani dostlar ben 87'li bi genç olaraktan şöhret trenini kaçırmış bulunuyorum.Bu yazıyı okuyan 93-94-95 kuşağı arkadaşlar gitar çalın,manken olun falan işte böle güzel şeyler yapın.sonra dizilerde oynarsınız..



kızda bu işte..düşün benden 2 yaş ufak kardeşim var evde böle geziyor..!

90'lardan günümüzü zırlayan dişiler


İlkokul da olsun,lise de olsun,üniversite de olsun bu karşı cins arkadaşlarımız sürekli incir çekirdeğini doldurmayacak salak sebeplerden yanımızda zırlar dururlar.Yanlarına gelen kız arkadaşları bunları motive eder,hayata tekrardan hasarsız birşekilde hazırlamaya çalışırlar..Zırlamalarına kanmayın gerçi genelde başlarına önemli bi bok gelmez..hatırladığım kadarı ile ilkokulda kalemleri kırılırdı,lisede cep telefonları tuvaletin deliğine düşerdi(delikten çıkartıp çalıştırmaya çalışanını gördüm.bunu ağlayarak yapıyordu),ünide ise sebepsiz yere dışardaysa sınıfa girerek,sınıfta ise dışarı çıkarak ağlayını sümküreni sıksık görmüş bulundum..

bu hüngürleyenlere pek duygusal destek vermediğim için "taş kalpli yalnız adam" dediler bana.hatta kendime bi "dede ceketi" alıp samsun sigarası içmeye bile karar vermiştim ama yapmadım tabi..neyse ilerde iş bulupda çalışırsam orda da görücem bu varlıkları ve yine yazmaya devam edicem ve yine size destek vermicem..yanımda sümüğe boğulsanızda "ne oldu canım" demicem..geber a.k!


he bi de , lan efkan nerdesin takım arkadaşım ? ;(

O'nu beklemek..

Hava soğuk..saatlerce yolu arşınladıktan sonra onu bekliyorsunuz.evet o kıpkırmızı giyinmiştir yine..zaten hiç yeşil giyindiğini görmedim.herkesin beklediği , sevdiği gelirken o hala ortalarda yok.Allah'a dua ediyorum artık aradan o çıksın diye.ama yok gelmiyor.küfür etmeye başlıyorum.."seni çıkaranın a.k" diyorum.

derken ilerden görüyorum onu.evet yine kırmızı ve yine yüksek gürültülü..o geçmişini siktiğimin otobüsü geldi sonunda.adı 16B.hiçbir zaman yenilenmeyecek.hiçbir zaman sefer sayıları arttırılmayacak hat.

seviyeli paylaşımlar

ben ve değerli dostum acme efkan ile sizlerle değerli,içsel,gönülsel şeyler paylaşmak için bu blog sayfasındayız