hayvan barınaklarına karşı olma durumları

yine se-pe olarak insanları mantıklı olmaya davet ediyoruz. şimdi bu hayvanlarımız gerçekten çok gariban varlıklar evet . gece 2-3 gibi eve dönerken görüyorum yerlerde yatıyorlar , üzgünler (genelde köpekler) . ufak sevgi gösterisi yapınca kuyruk sallıyorlar. onları gerçekten çok seviyorum. ama geçen evime girecem 5 tane köpek üzerime doğru saldırı moduna geçti. neyseki kartallı biri olduğum için bunların anladığı dili bilip üzerlerine yürüdüm geri kaçıldılar (sizde yapın yüzde yüz çalışıyor) . geçen spor olsun diye eve koşarak gideyim dedim. bu köpekler koşan, hareket eden varlıklara karşı bir kovalama durumuna geçiyorlar (hayır oyun için değil) . hatta geçen "bunlar kedileride, kedi koşuyo diye mi kovalıyolar acaba lan" diye kendi kendime tez uydurdum . hatta bir an "aşk hayatı seven kızlar" için "erkekler köpek gibidir önünde koşarsan kovarlarlar , kadınlar ise çiçek hede hödö gibidir" gibisinden bir özlü söz çıkarmaya çalıştım olmadı..

herneyse konuya geleyim face'de şimdi "AKP'nin ankaraya kurmak istediği HAYVAN HAPİSHANESİ'Nİ İSTEMİYORUZ" diye bir grup gördüm. arkadaşlar böyle hapishane diyorsunuz ama gerekli bunlar . napalım evimize giderken götümüzden mi ısırsın bu hayvanlar . tamam onları bizde seviyoruz. canlarımız bizim onlarda ama napalım. "kötü muamele yapıyorlar" falan diyorsunuzdur kesin ama durum öyle değil . böyle bakım evlerinde genelde yaşlı amcalar falan çalışıyorlar. sinirli insanlar oluyo bi de onlar . yani bizim gibi akıllı , kalın çerçeve gözlük takan, saçları kabarık kıvırcık, bilgi üniversiteli gençler olmuyor orda. olsalar belki hayvanlara crystal castles falan bile dinletirler. ama durumlar öyle değil .

ufakken mahallede topak diye bir köpek vardı zehirli köfteyle öldürdüler onuda . son olarak o aklıma geldi.

he şimdi gördüm grup hayvanat bahçesi grubuymuş. olsun yazıyı silemem şimdi

Bohemian Like You



seviye göklerde!!!!!!!!!

Benim kafam gece çalışır

Düşünüyorum (genelde bencil düşünürüz ya) da haklısın.
insanlar aşkları için neler yapıyolar, yapmışlar neler. dağları delmeye gerek yok değil, var aslında lazım, çok güzel bişey çünkü. şimdi sevgi emek memek muhabbetine girmiycem ama ben pek bi bok yapmadım (burası önemli bak. bilerek ya da bilmeyerek bu önemli değil) hatta bok ettim diyelim.
"ben seviyorum arkadaş!" demekle olmuyo demekki her şey. ben hep öyle kandırmışım kendimi sanki böyle yapınca sorumluluğu atmışım gibi üzerimden. kendi kendimize kıvranıp "bilsen ben ne acılar çekiyorum" yalanı, egomuza oynamak gibi bişey. oyuncak için yalandan annesine ağlayan çocuk gibi işte. çıkarım yapmıyorum, söyleyemediğim şeyleri söylüyorum.
belki bi şeyler değişmiycek ama senden çok özür dilerim Zeynep.
hakkaten delirdim herhalde ben

işbu yazı itirafımdır.

ama seviyorum napim (tokat atıp kaçan eren gülüşü)

teknolojiye yenik düşen sektörler


logizmo.. dün arkadaşlarla çay bahçesinde kabak çekirdeği yiyip, çay içerken aklıma geldi. logizmo sektörü vardı. belkide hala vardır . gazete okumuyorum ben pek . böyle 14 kontör falan karşılığında bize dandik dandik telefon melodileri volpeypırlar falan yollarlardı. bende zamanında bi miktar kontör domaldıydım. neyse bu da böyle nostaljik bir yazıydı.